Reklam Alanı

Mutluluk İçin Ayakta Durmak Kısa Hikaye

Mutluluk için ayakta durmak gerekir, ayakta durabilmek, bizi ayakta tutan şey ne, ayakta durabilmek için mutlu olmak gerekir
Mutluluk İçin Ayakta Durmak Kısa Hikaye



10 sene evvel çok sevdiğim bir yakınımı kaybettim.

Uzun bir süre sanki hala bir bütünmüş, tammış, Ben’den hiçbir şey kaybetmemiş; hayat Ben’den hiçbir şey almamışcasına hayatıma devam etmeye çalıştım. 

Ne büyük bir kandırmacaymış; 

gidenle, alınanla, kaybedilenle vedalaşmamak meğer ne kadar büyük bir hasarmış geride kalan Ben’e, mış gibi yapmak fayda etmeyince anladım. 

Mutlu olmaya artık hakkım yokmuş gibi hissediyordum.
Belli bir süre boyunca, haz duymanın sanki bir anlamı yokmuş gibi, hayattan zevk alabileceğim tüm fırsatlardan kendimi mahrum ettim.
Huzursuzdum; hep bir korku ve endişe halindeydim.

Fakat içimde bir yerlerde biliyordum ki, bu üzüntünün beni boğup yok etmesine izin veremezdim.
Durumu değiştiremeyeceğim farkındalığına vardığımda kendimi değiştirmeye karar verdim.

Ve terapiye başladım.
Bir öyküleme oyunuydu benim için terapi.
Terapistim, kendime daha farklı, daha sağlıklı, daha gerçeğe uygun, yeni bir hikaye yazmam için bana büyük yardımlarda bulundu.
Hayata yeni bakış açıları kazanmamı sağlayan çok önemli dersler aldım, çok önemli farkındalıklar yaşadım.

Bir kere en önemlisi kendi ölümlülüğümle yüzleştim.


Ve ölümlülüğüm ile yüzleşmek, hikayelerini tüylerim diken diken okuduklarım gibi, benim de ölmeden önce hayatımda elle tutulur, somut bir şeyler yapabilme gücünü kendimde bulabilmem, kendimi harekete, planlarımı da hayata geçirebilmem için sebep oldu.

Bunca sene hayatı sorgulayan ben, farkettim ki soru bana yöneltildiğinde verecek tek bir samimi cevap bulamıyordum.
Sahi, hayat benden ne bekliyordu?
Hayat tarafından sorgulandığımın, verilecek bir hesabımın olduğu farkındalığıyla kabuk bağlamaya başladı yaralarım.

Terapi esnasında keşfettiğim güçlü yönlerimi, kendimden, kendi bireysel mutluluğumdan daha büyük bir amaca hizmet etmek için; daha üretken bir mevcudiyet oluşturmak için kullanmaya karar verdim.

“Yalnızca yara almış iyileştiriciler gerçekten iyileştirebilir.” diyen Irvin Yalom ile tanışıp, onun gibi, zorlu sürecimde bana yol arkadaşı olan kendi terapistim gibi, terapist olma yoluna baş koymam tam da o zamanlara tekabül eder.

Zümrüd-ü Anka kuşu gibi kendi küllerimden yaratmış olduğum maceram tam anlamıyla 2005 senesinde Miami Üniversitesi’nin Psikoloji bölümüne kabul olmam ile başladı.

Beğeniyle okuduğum Viktor Franlk der ki; başarı da mutluluk da iyi bir amacın sonucu ve ödülüdür.
İkisi de yalnızca kendini bir amaca adamanın planlanmamış yan etkisi olarak ortaya çıkar.

2012 senesinde New York Üniversitesi’nin Uygulamalı Psikoloji bölümünden mezun olduğumda artık hayatın benden ne beklediğine dair somut bir fikrim vardı.
Ben bir hikaye dinleyicisiydim.
İnsanlarla yolum, hikayelerinin onlara anlamsız, boş, inandıklarıyla uyumsuz, tıkanmış hale geldiği zaman kesişiyordu.
Benim amacım da, benim gibi benzer kayıplar yaşamış olan insanlara hayatın içinde barındırdığı ve kendilerine hikayelerini yeniden yazmak için bahşedilmiş çok sayıda fırsat, yol ve neşe kaynağının mevcut olduğuna dair farkındalığı arttırarak, hiçlik karşısında yaşadıkları endişelerin üstesinden gelmelerine yardımcı olup, hayatlarına anlam kazandıracak tercihler yapmaları için onları cesaretlendirmekti.

Amacım, insanların daha iyi bir hayatın mümkün olduğunu görmelerinde onlara yardımcı olmaktı.

Bir sebebimin olduğunu farkettiğimden beri de özellikle başarılı ve mutlu olmak gibi kaygılarım epeyce azaldı.
Ve ne tesadüftür ki ben kovalamadıkça kendi rızalarıyla gelmeye başladılar.
Ne tesadüftür ki ben bildiğim şeyi en iyi şekilde yapmaya çalıştıkça, başarının da mutluluk gibi beni takip etmeye başladığına şahit oldum.
Hoşgelsin. Hoşgelsinler, tabii.
Fakat ben halimden zaten gayet memnunum; çünkü biliyorum ki anlam, başarıdan da mutluluktan da daha derin ve tatmin edici.
Artık hayata verebileceğim bir cevabımın olması bana müthiş bir yaşam gücü ve enerjisi veriyor.
Bu da beni zaten yeterince heyecanlandırmaya yetiyor.

Sevgilerimle,


Mutluluk için ayakta durmak gerekir, ayakta durabilmek, bizi ayakta tutan şey ne, ayakta durabilmek için mutlu olmak gerekir

Hiç yorum yok